İskenderiye, Büyük İskender tarafından MÖ 331 yılında kurulan ve Akdeniz’in en önemli liman şehirlerinden biri olarak tarihe geçen, Mısır’ın kültürel ve ticari merkezlerinden biridir. Antik dünyanın en önemli bilgi ve kültür merkezlerinden biri olan Büyük İskenderiye Kütüphanesi, modern mimarisiyle günümüzde de ziyaretçilerini büyülerken, şehrin tarihî dokusunu keşfetmek isteyenler için merkezi bir durak olma özelliğini korumaktadır.
Şehir, Akdeniz kıyısındaki konumu sayesinde tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve Roma, Bizans, Arap ve Osmanlı kültürlerinin izlerini taşımaktadır. Qaitbay Kalesi, antik İskenderiye Feneri’nin bulunduğu noktada inşa edilmiş olup, hem deniz savunması hem de mimari açıdan şehrin simgelerinden biridir. Sahil boyunca uzanan yürüyüş yolları, kafeler ve restoranlar, ziyaretçilere Akdeniz manzarası eşliğinde keyifli bir deneyim sunar.
İskenderiye’nin tarihi bölgeleri arasında yer alan Roma Tiyatrosu ve Kom El-Dikka Arkeolojik Alanı, antik dönemin yaşam tarzını ve şehir planlamasını gözler önüne serer. Ayrıca Pompey Sütunu ve Montazah Sarayı gibi yapılar, hem tarih hem de mimari meraklıları için önemli duraklar arasında yer alır. Şehirdeki renkli çarşılar ve geleneksel Mısır lezzetlerini sunan restoranlar, ziyaretçilere kültürel bir zenginlik ve yerel yaşam deneyimi sağlar.
Günümüzde İskenderiye, hem tarih meraklıları hem de deniz turizmi tutkunu gezginler için cazip bir destinasyon olmayı sürdürmektedir. Antik eserler, tarihi limanlar ve Akdeniz’in eşsiz manzarası ile İskenderiye, Mısır seyahatinde kültür, tarih ve doğayı bir arada deneyimlemek isteyenler için vazgeçilmez bir şehir olarak öne çıkmaktadır.

